20120229
FINALLY TONGUE
20111025
20110817
Oda Projesi arşiv-ofis
20110815
CULTURAL AGENCIES project in TRANS_LOCAL_ACT
TRANS-LOCAL-ACT CULTURAL PRACTICES WITHIN AND ACROSS
edited by Doina Petrescu, Constantin Petcou, Nishat Awan
This book brings together a series of reflections and practices around issues of local and trans-local cultural production within different contexts in Europe, prompted through the agency of a collaborative and networked project: Rhyzom www.rhyzom.net.
All these cultures developed within local contexts are intrinsically related to political, economic, social and material aspects and to specific temporalities, spatialities, individual and collective histories and experiences. Like the whole Rhyzom project, the book is an attempt to create transversal links and connections within and across different local framings and to seize instances of the dynamic and complicated nature of notions of 'local' and 'culture' through multiple forms of practice, which address the critical condition of culture in contemporary society. In relations with 'local and 'trans-local', 'place' and 'culture', issues of conflict and contest, ecologies, politics and care practices, common and commonality, institutions and agencies are addressed.
The book is written by architects, artists, activists, curators, cultural workers, educators, sociologists and residents living in different rural and urban areas in Europe and is addressed to anyone concerned with the relation between culture, subjectivity, space and politics today.
- For more information you can download the full press release here.
- A free PDF of the book is available for downloading on www.rhyzom.net andwww.urbantactics.org
20110425
ACTIVITY
Tongue projesi dokümantasyonu < rotor > 'da...

fotoğraf: J.J. KucekChristoph Schäfer (Hamburg) • Jeanne van Heeswijk (Rotterdam) •
Oda Projesi & Nadin Reschke (Istanbul / Berlin) • public works (London)
Donnerstag, 10. März 2011, 20:00 Uhr / Thursday, March 10, 2011, 8 pm •
Ort/Location: < rotor >, Volksgartenstraße 6a, 8020 Graz
www.rotor.mur.at
20101201
20101122
TONGUE projesi dokümantasyonu Kunstverein Wolfsburg ve LE GRAND CAFÉ, Centre d'art contemporain, Saint-Nazaire'de
Communauté / Gemeinschaft / Community
Curators: Anne Kersten, Sophie Legrandjaques
Kunstverein Wolfsburg 27.11.2010 – 06.02.2011
Opening: 26.11.2010, 19:00, Le Grand Café, St. Nazaires
19.03.2011 – 08.05.2011
Artists: Lara Almarcegui (E/NL), Bertille Bak (F), Johanna Billing (SE), Jeremy Deller (GB), Oda Projesi & Nadin Reschke (TR/D), raumlaborberlin / Markus Bader (D)
www.kunstverein-wolfsburg.de
kunstverein@wolfsburg.de
photo by: Marc DomageCurators: Sophie Legrandjacques, director of Le Grand Café in Saint-Nazaire, France and Anne Kersten, curator of the Kunstverein in Wolfsburg, Germany
LE GRAND CAFÉ, Centre d'art contemporain, Saint-Nazaire (F)
Place des Quatre z'horloges
44 600 Saint-Nazaire – France
www.grandcafe-saintnazaire.fr
20101107
özgeçmiş
bu çalışma ile alışageldiğimiz sanatçı biyografisi dışında bir tür arka plan biyografisi sunarak, "sisteme dahil olmak, sistemi fırsat bilmek, sistemi içinden ya da dışından eleştirmek veya sisteme hiç dahil olmamak"la ilgili çeşitli ipuçlarının yakalanabileceğini umuyoruz. aynı zamanda hem bir anlatı oluşturmayı, hem de kitaba katılacak kişiler arasında bir deneyim paylaşımı sağlamayı öngörüyoruz.
20100928
TOPHANE VE ODA PROJESİ DENEYİMİ
Bu coğrafyada yaşayıp çalışan entellektüellerin genellikle kendinden farklı olan kişilerle ilişkiye geçmemesi, geçememesi, kendisini hep "öğreten" ve “başka” konumunda görmesi bugünkü olayların birçok nedeninden biri. Türkiye'de neredeyse gelenekselleşmiş olan sürekli bir karşılıklı dışlama potansiyelinin sonuçlarını yaşadığımızı düşünüyoruz.
Tophane’deki sanatçıların ve galeri sahiplerinin tümünün, mahallesiyle Oda Projesi deneyimi benzeri bir ilişkiye geçmesi zorunlu ve gerekli değildir elbette. (Bu deneyim yüzyüze, diyalog halinde, karşılıklılığı ve dinlemeyi ön plana alan, mekan kullanımlarına dikkat eden, özel ve ortak alanların hassas dengeler ile nasıl içiçe geçebildiğini gören, ve buna göre kimilerince “yumuşak” olarak değerlendirilen ilişki kurma ve üretme biçimleri üzerine düşünen bir deneyim; halihazırdaki gündelik yaşam pratiklerine saygı duyan zor bir bakış.) Ama özellikle Outlet, Depo ve Galeri Non gibi politik işlere ev sahipliği yapan duyarlı galerilerin/sanat mekanlarının, bulundukları çevrenin sosyal dokusunu gözetmekte o kadar da duyarlı davranmamış olması şaşırtıcıdır. "Tophane Art Walk" başlığının ve böylesine şok edici bir olayın ardından kaleme alınan basın açıklamasının yazılı versiyonunun veya internette yayılan metninin sadece İngilizce olması da düşündürücüdür. Başka dünyaları kapsamaya çalışırken, dışlamış olabileceklerimize dönüp bakmak gerekiyor, hele ki bu kişilerle aynı mekanı paylaşıyorsak. Örneğin Tophane galerileri, sanatçılar ve sanat izleyicileri imzalı basın açıklamasındaki*, tam Türkçeye çeviremediğimiz, bir kavram olan "community projects" olarak neyin kastedildiğini ve neler yapıldığını merak ediyoruz. Yine aynı basın bülteninde "şiddetin kabul edilemezliği"nin İstanbul’un “kültür başkenti” olmasına bağlanması da güncel sanatın ve güncel politikanın nasıl da birlikte, el ele kol kola hareket edebildiğini göstermektedir. Sanatçı ve galericiler neden hemen “taraf”larına geçtiler, neden işlerine yansıyan politik, eleştirel ve soğukkanlı bakışı bu olaya bakarken ve olayı açıklarken koruyamadılar? Radikal, Hürriyet ve Milliyet gazetelerinin neredeyse tüm Tophane halkına yönelik, kutuplaşmayı destekleyen manşetleri, mutenalaşma anlamında hassas bir konumda olan Tophane'de yaşayanlara dair "bu insanlar buradan gitmeli" anlayışını meşrulaştırmıyor mu? Galeriler beyanlarında buna dikkat ediyorlar etmesine, ama medyanın bugünkü söylemi ya şiddeti, ya da insanların yerinden edilmesini meşrulaştırıyor.
Olayın sürekli yadsınmaya çalışılan ve "şiddeti meşrulaştırma" çalışması olarak nitelendiğinden, tartışılmasından neredeyse suçluluk duyacağımız başka bir boyutu ise, Tophane'nin bugün hızla mutenalaşmakta olan Galata, aşağıdan Karaköy ve özellikle İstanbul Modern ve Galataport projesi ile ve yukarıdan Galatasaray-Yeni Çarşı caddesi arasında sıkışıp kalmış olmasıdır. Tophane’deki galerilerin gazetelerdeki bazı açıklamalarında mutenaşlamanın farkında olduklarını ama yine de sadece kendilerini düşündüklerini görüyoruz: "Kiraların ucuz olması" ve "tabii ki dikkatli" oldukları, "çünkü bu sürecin galerileri de yerinden edeceği" gibi açıklamalar yer alıyor. Biliniyor ki, Oda Projesi de benzer bir süreçten geçti, daha henüz Galata yavaş yavaş mutenalaşmakta idi. Oda Projesi kapılarını ilk kez açtığında, konukların "burada evler ne kadar?" diye sormasıyla birlikte, ince bir ip üstünde hareket ettiğimizi anlamış ve artık geri dönülmez bir sürece girivermiştik. Ama Oda Projesi açılmadan önceki mahalle deneyimimizde de zaten yaşam biçimlerimizin farklılıklarına olduğu kadar ortaklıklarına da odaklanmaya çabalıyorduk; eleştirel ve dönüştürücü bakışımızı korumaya çalışarak. Ama sonuç olarak Galata mutenalaştı. Dolayısıyla salt mahalleyle ilişki kurarak mutenalaşmanın engellenemeyeceğini de ifade etmek gerekir.
Bu noktada sanatın/sanatçının sorumluluk alanını da yeniden tarif etmek gerekiyor. Mutenalaşma çalışmalarını yaratan makro politikalara, yukarıdan bakan planlamacı bakışa karşılık, mahallenin kendine özgü potansiyellerinin farkına varmak yeterli olmasa da en azından bu farkındalık için çaba göstermek gerekir. Mahalleyle ilişki kurmak, mekanın sırf kullanıcısı ve tüketicisi değil, üreticisi olmak çok uzun ve sabırlı olmayı gerektiren bir süreç ve yoğun bir çabadır.
Bu koşullar altında, Oda Projesi olarak hiçbir tarafta yer alamayacağımızı beyan etmek istiyoruz. Şiddeti kınıyoruz, galerilerin tutumunu da kaygı verici buluyoruz. Açılışta yaralananlar arkadaşlarımızdı, şiddeti anlamak ve kabul etmek mümkün değil. Ama verilmiş tepki üstüne hep birlikte düşünmemiz gerekir. Şiddeti yaratan koşullara tekrar tekrar bakmak gerekir.
Tophane deneyimini, sadece bir “vandallık”, “terör”, “eşkiyalık” olarak bakılacak bir durum olarak tanımlayıp bırakmak yerine kültür üreticileri olarak kendimize, mekanımıza, alışkanlıklarımıza ve terminolojimize; makro kent politikaları ile olan ilişkimize yeniden bakmak ve yenilenmek için bunun bir fırsat olduğunu görelim. Güncel sanat alanında üretimde bulunurken kamusal alan ve gündelik hayatın içinde hareket ederek, eleştirel bakan biz sanat üreticilerinin; mahalleli ve sanatçılar olarak "karşılıklı çikolata yedik ve barıştık" demeden, bir an önce biraraya gelerek fikir alışverişinde bulunması gereklidir.
Çok önemli not: Bu yazı, olayları çok taraflı bir biçimde yansıtan medya ve kısmen internet ağlarındaki beyanların ardından yazıldı. Yanlış anlaşılmış noktalar olabilir, dolayısı ile yüz yüze gelmenin acil olduğunu düşünüyoruz.
* düzelti: http://www.tophaneart.com/sitesinden basın açıklamasının Türkçe, İngilizce ve Almanca'sına ulaşabilirsiniz.
Oda Projesi
oda.projesi@gmail.com
Eylül 2010
20100924
GÜLSUYU-GÜLENSU DÜKKANINDAN HABERLER
Sabire Hanım ve eşi Haydar Sezgin'in, 40-45 yıl önce Sivas'tan Üsküdar'a oradan da Gülensu'ya ilk geldiklerinde toprak arsanın üzerine briket kullanarak yaptıkları gecekondunun ardından bu dükkân inşa edilmiş. Dükkân, önce bir otomobil garajı, depo ve daha sonra ise tuhafiyeci olarak kullanılmıştır. Kültürel Aracılar'a ev sahipliği yaparken bir buluşma yeri olan bu mekân; birçok sözlü tarih çalışmasının, etkinliğin, atölye çalışmasının, sunumun izlendiği, birlikte kurgulandığı bir alan olmuştur. Proje dükkânda sonlanırken, bizler bu çalışmanın dokümanter kitabı ve mahalleye dair bir sözlü tarih kitabı üzerine çalışıyor olacağız.
Kültürel Aracılar ekibi olarak misafirperverliğinden dolayı tüm mahalleye, mahalleliye, buluşmalara katılan, katkıda bulunan; projeyi destekleyen, eleştiren herkese teşekkür ederiz.
Kültürel Aracılar ekibi
Ece Sarıyüz, Nikolaus Hirsch, Philipp Misselwitz, Oda Projesi
20091229
KÜLTÜREL ARACILAR derken
2009 Mayıs ayından beri Oda Projesi, iki yıllık bir proje olan ve Allianz Kulturstiftung desteği ile gerçekleşen Kültürel Aracılar projesinin içinde yer almaktadır. Proje ekibi Ece Sarıyüz, Philipp Misselwitz, Nikolaus Hirsch ve Oda Projesi'nden oluşmakta ve şu anda Gülsuyu-Gülensu'da (Maltepe) gerçekleştirilmektedir. Proje merkez dışındaki mahallelerde kültürel oluşumlara, yapılara, aracılara bakmayı hedeflerken mahalledeki her adımında mahalleden ve "dışardan" yeni kişilerin ve fikirlerin katılımı ile değişmekte ve evrilmektedir.
Oda Projesi 10 senelik deneyimi içinden hareket ederek bu projedeki, mahalledeki ve proje ekibi içindeki konumunu, katkısını, üretkenliğini, hareket halinde iken tartışmakta ve düşünmektedir.
http://cultural-agencies.blogspot.com/
20091110
TONGUE
20091016
Annex 4 çıktı! Annex issue 4 is out!

Annex 4 is published under the Migration Gardens exhibition, a project in collaboration with Nis Rømer and Oda Projesi.
For the free download please click here
20090927
Migrating Gardens

Migrating Gardens
Oda Projesi (TR) and Nis Rømer (DK) Møstingshus, Copenhagen, October 2009
Migrating Gardens is a collaborative project by Oda Projesi and Nis Rømer reflecting on the relation of micro-scale farming and migration. It is an investigation of why people move from one environment to another and how they manifest themselves in the city with their practices/professions from where they come from. The collaboration of Oda Projesi and Nis Rømer started with an inspirational visit to a Bostan, (old vegetable gardens of İstanbul) situated along the old walls of the city, still lying in its space of origin as a way of treating the land. The "bostan tradition" exists in the city of Istanbul since the Byzantian Period and was run by different people mentioned to be “minority” and is now run by the immigrants from the other regions of Turkey.
In Denmark farming has been a determining factor in national culture and identity and in the shaping of politics up until today through major political parties. Only one generation ago there was a farmer in most families. Today less than ½ % of the Danish population owns 63% of the land in Denmark. Being an industrialized farming nation and a part of EU, Danish agriculture is also a part of the complex problem of migration. Heavily subsidized food is dumped on the world market making it impossible for poorer regions to compete and live of their land.
One of the most important tendencies globally is the move from the countryside to major cities. UN estimated that 2007 was the first year when more than 50% of the worlds population lived in cities. One reason for this is that farming can no longer subsidize existence. In the coming years it is likely that climate change will drive even more people to migrate both nationally and internationally.
İstanbul is one of the strongest examples of this. It has grown with express speed from 800.000 inhabitants in 1950 to 12-15 millions today. This growth mainly happened by migration from the countryside and it has shaped the city, culture and society fundamentally.
The collaboration will lead a way to look at the usage of city space in different terms and point out to the micro scale interventions. The show will be acompagnied by a free newspaper with articles around the Bostan effect and the situation in Denmark both from geographical, NGO’s, historical perspective and with interviews with the gardeners from İstanbul and Copenhagen. The exhibition will share the documentation of the research while the lake will host floating gardens in inflated tractor tubes, a reference to the practice by some refugees attempting to cross the Mediterranean using inflated tubes as vessels.
The project will coincide with the climate summit in Copenhagen 2009.
Events Program:
Friday the 2nd of October
Opening of the Migrating Gardens exhibition
Saturday the 10th of October at 13.00
Field work; Biking through the informal green structures of Copenhagen with Oda Projesi, Nis Rømer. Starting point; Christianshavns Torv
Thursday the 15th of October at 17.00
Pls. dont step on the green
A talk by the artist group Oda Projesi about their work and opening of Migrating Gardens II
Monday the 19th of October at 17.00
Climatechange make people move
Talk about Green Migration and urban gardens
20090630
20090524
İSTANBUL MODERN ODA PROJESİ
Oda Projesi 10 senedir güncel sanat alanında yurtiçinde ve yurtdışında üretim vermekte olan bir sanatçı kolektifidir.
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi'nde Annette Merrild'in 5 Mayıs’ta açılan “Oda Projesi” sergisiyle birlikte hemen hemen hergün müzede açılan "yeni sergimiz" için tebrik edilmekte ve çeşitli sorulara maruz kalmaktayız.
Oda Projesi isminin daha önce de bir emlak şirketi tarafından kullanıldığını öğrenmiştik, bizi gülümseten ve kent ile kurduğumuz ilişkiyi hatırlatan bu komik durum ile aynı alanda üretim verdiğimiz söylenebilecek bir müzedeki durum arasında fark olduğunu düşünüyoruz.
Amacımız Oda Projesi isim hakkı üzerine tartışmak değil, hata olarak algılanabilecek bu durumu sizlerin de dikkatine sunmak.
saygılarımızla
Oda Projesi
20090512
tongue

20090319
20090224
20090216
oda imç 5533'de
İstanbul’un çeşitli semtlerinde bulunan bağımsız sanat mekanları, kolektifler, sanatçı insiyatiflerini ve oluşumlara açık çağrıda bulunarak hazırlanan bu proje Belirli Günler ve Haftalar başlıklı dizinin ilk ayağını oluşturuyor. İletişimin, paylaşımın ve pratiklerin geliştirilmesini amaçlayan bu proje aynı zamanda izleyiciye İstanbul’da faaliyetlerini sürdüren bu oluşumları yakından tanıma fırsatı veriyor.
Mekan kurgusunu bir İstanbul panoraması şeklinde gerçekleştiren 5533, insiyatif ve bağımsız mekanlara ait dokümanlara da yer veriyor.
Bütün bu görsel sunum ve dokümanter çalışmalar ile birlikte sergi süresince diğer mekanların komşuları ile yapılmış söyleşinin video sunumu da 14 Şubat – 28 Mart 2009 tarihleri arasında izlenebilir.
Katılanlar;
ALTI AYLIK
APARTMAN PROJESİ
ARTIK
ATIL KUNST
BAS
CARAVANSARAI
DARALAN
HAFRİYAT
GALATAPERFORM
KOP-ART
MASA
NOMAD
PİST
ODA PROJESİ
VİDEOİST
BELİRLİ GÜNLER ve HAFTALAR No:1
14.02.2009 – 28.03.2009
Açılış: 14 Şubat Cumartesi 14:00
Adres: İMÇ Çarşısı 5.Blok no:5533 Unkapanı/İstanbul
www.imc5533.blogspot.com
imc5533@gmail.com
20090127
20081125
20081121
20081111
SOSYAL PRATİK
kurduğu Social Practice dersini alan öğrenciler ile buluştu. Geride kalanlar:
* CCA'ya bir Annex şeklinde oluşmuş olan stüdyo mekanı
* Program öğrencilerinin Golden Gate Park için önerdikleri projeler ve onları içeriklendirme yöntemleri
http://www.cca.edu/academics/graduate/finearts/socialpractices/
please, don't step on the green!
Oda Projesi'nin kendini oldukça tanımlı bir sergi mekanı içine yerleştirdiği ve mekanın dışına sadece kartları alan izleyici yolu ile çıktığı bu proje üzerine İstanbul'da farklı ölçekte ve yayılımda bir devam projesi düşünülmektedir...
The Gatherers: Greening Our Urban Spheres
Oct 31, 2008–Jan 11, 2009
http://www.ybca.org/tickets/production/view.aspx?id=8127
please, don't step on the green!
oda projesi + gökcen ergüven (kart ve sergileme tasarımı)
proje kartları blogspot adresinden download edilebilir!
http://yesillikler.blogspot.com


20081016
10 EKİM-18 KASIM 2008 USA / SF
http://montalvoarts.org/fellows/
Montalvo is a nonprofit organization dedicated to engaging people in contemporary concerns through the arts and captures the innovative and diverse spirit of Silicon Valley.
Located in the Saratoga hills, Montalvo occupies a Mediterranean-style villa on 175 stunning acres, which Senator James Duval Phelan left to the people of California for the encouragement of art, music, literature, and architecture.
20080922
20080818
eski oda

Bir sonraki mekan neresi olacak? diye düşünmenin dışında, bu mekan nasıl kullanılacak? da bir soru, birbirinin ardı sıra gelmiyor bu sorular. Aynı anda düşünmek gerekiyor. İstanbul'da kalma çabasının bir ürünü olacak bu mekan. Öyleyse nasıl kullanmalı? Oda Projesi'nin eski mekanının yeni sahibi, bir mimarlık bürosu. Oda Projesi'nden önce de depoydu. Öncesinde de bir aile oturuyordu. Sürekli değişen İstanbul'un şu döneminde konum neresi olabilir?
20080811
kentsel dönüşüm nasıl başladı, hatırlayalım
ÖA:
"Durakların getirdiği sağlıksız koşullar" gibi bir cümle geçiyordu, gazete haberlerinde o günlerde. Durakkonduları unuttuk; eski arşivi tararken buldum bu fotoğrafları ve yeniden hatırladım, aşağıdaki soruya ufak bir yanıt da oldu. Yepyeni bir kavram olabilir mi acaba durakkondu? Gecekondu, olduğu gibi, "türkçe" haliyle literatürde yerini almıştı. Yukarıdaki fotoğrafta görünen o ki, bir kavramı hayal etmeye çalışmaktansa, varolan bir durum da kavrama dönüşebiliyor. Otobüs saatleri ve gündelik mutfak eşyaları bir arada. Daha ne olsun?
20080810
kentsel dönüşüme bakış
20080804
2008-2009
SY:
Oda Projesi -herşey yolunda giderse- ekim ayı başlangıcı ile birlikte 1.5 ay San Fransisco'da bir residency'e katılacak ve eş zamanlı olarak bir serginin parçası olacak. İstanbul'un 3 ayrı ucunda yaşayan proje ekibi, yaşanan yerlerin tam da ortasında olmayan bir ortak mekanı olsa da ekonomik ve ailesel sebepler ile toplamda çok az görüşebilmekte ve çözümü en uzağa hep birlikte gitmekte bulmuştur.
İstanbul'da bir residency ayarlamak mümkün müdür?
2009 senesinde de farklı projeler ile İtalya, Almanya ve İngiltere'de olmayı planlamaktadır. Oda Projesi İstanbul ve Türkiye içinde zaman geçirme ve ortak çalışma olasılıklarını arttırmayı düşünürken kendini yine -başka- yerlerde bulacak gibi görünüyor.
Burada olma ve mekan arayışı sürerken ortak proje üretme olasılıklarını arttırmak için neler yapılabilir?
bununla ilgili bkz: gitmesek mi?
Bir Çay Bahçesi mi Açsak?
SY:
Oda Projesi "arşiv"i 2000 yılından beri projeler ya da gündelik paylaşımlar sonucu birikmiş malzemelerden oluşmaktadır. Bu arşivimsi yığın derinlemesine olmasa da bir şekilde tasnif ve terbiye edilmiş ve Platformda yerleşik olduğumuz zamanlarda, oradan doğru paylaşıma açılmıştı. Platformdan taşınmamız, Çatı'da bir odaya kısmen yerleşmemiz ve arşivimsi yığının kutuların içine geri dönmesi ve senenin 2008 olması dolayısı ile düşünüyoruz ki bu yığın artık bir arşiv olmalı, "aslında Oda Projesince bi arşiv tabi", ve paylaşıma açılmalıdır. Çatı mekanı bu tasniflemenin yapılması için uygun ancak saklanması ve paylaşılması için pek uygun değildir. Dolayısı ile şöyle sorular ortaya çıkıyor:
Arşivimizi düzenlemek için nasıl bir yöntem izlemeliyiz?
Bu düzenleme sırasında kimlerden nasıl destek almalıyız?
Çatı'da düzenlenen arşiv, nerede kalıcı olmalı ve herkesin kullanımına açılmalıdır?
Bu soruların cevabı oda projesi'nin iç diyaloğu ve bu blogda şu anda gezinenlerin dış diyaloğu olabilir...
20080702
hatırlatma 2
Merhaba benim adım Alpay İlban. İstanbul'da 1996 yılında doğdum. İstanbul'da okula gidiyorum, Oda Projesi'yle komşu olarak tanıştım oraya alıştım.
Oda Projesi’nin sorusu: 1) İlk tanıştığın birine ne sorarsın? Ne anlatmasını istersin? 2) Sen kendini nasıl tanıtırsın? Ne anlatırsın?
Alpay:Tanıştığımıza memnun oldum? Merhaba nasılsın? diye sorarım. Masal, hikaye, bildiği şehirleri anlatmasını isterim. “Merhaba nasılsınız? İyi misiniz? Gelin size okulumu göstereyim? Gelin size eşyalarımı göstereyim“ derim.
Sorum, nasıl bir evde oturuyorsunuz?
20080627
Oda Çatı'da
Oda Projesi Çatı'ya taşınıyor!
Platform'un deposunda koliler içerisinde uzun zamandır pinekleyen Oda Projesi arşivi sonunda taşınıyor. Taşındığımız yer Çatı Dans Stüdyosu. Tamam biz de farkındayız yine Beyoğlu'ndan uzaklaşamadık. Tamam biliyoruz uzun zamandır merkezden uzaklaşmak niyetinde olduğumuzu, belki Kadıköy belki de daha da uzaklara gitmek niyetinde olduğumuzu söylüyorduk. Ama bu yeni adresimizin geçici olduğunu belirtelim hemen. Olay şöyle gelişti: Platform'un deposundan kutularımızı almak zorunda kalınca yana yakıla etrafta uygun bir yer aramaya koyulduk.
Özge'nin ev arkadaşı ve Çatı Dans Stüdyosu'nun üyelerinden Ayşe bize, Çatı'ya kutularımızı taşıyabileceğimizi söyledi. Üstelik bize bir oda bile ayarlayabileceklerini söyledi. İşte harika bir fırsat! Yeni ortaklıklar başlangıcı! Üstelik tam da Oda'nın şu aralar akıp giden yapısına uygun çok anlık bir durum. Zaten Çatı'nın şu aralar bulunduğu mekan da geçici. Önümüzdeki yıl içerisinde onların da belki taşınmaları gerekebilirmiş. Yani onlar da belirsiz bir sürecin içindeler. Bu belirsizlik içinde Çatı'da Oda Projesi: arşivinin tozunu alacak, çatıya gelip gidenlerle sohbet edecek, misafirlerini ağarlayacak, arada büyük stüdyoya kaçıp kendince danslar edecek.
Gelecek hafta misafirperver Çatı'nın bizim için boşalttığı Oda'ya yerleşmeye başlayacağız.
Çatı'da bulunacağımız günleri pek yakında paylaşırız.
Oda Projesi güncel sanattan güncel dans&performans alanına mı taşınıyor? Çünkü bir diğer mekansal gelişme de yine bu alandan aldığımız bir davetle gelişti. Altı ayda bir çıkan Gist dergisinin editörü Naz Erayda derginin arka kapağını Oda Projesi'ne açtı. Gist'in 3. sayısından itibaren Oda Projesi'ni Gist'in arka kapağından da takip edebilirsiniz.
Bakalım bu yeni mekanlar bize ne kadar dayanabilecekler :)
Hadi hayırlısı...
adres ve çatıyla ilgili daha çok bilgi almak için: www.catidans.org
20080622
hatırlatma
Zeynep Ormancı: 16 Şubat 1953 yılında İstanbul’da doğdum. Kaçırmışlar beni, Giresun’da büyümüşüm. İstanbul’da 1970 yılında evlendim. Tepebaşı’nda Büyük Salon’da evlendim. Bu mahalleye, Şahkulu’na geldim. Şu anda misafir odası olan yer benim gelin odamdı. Şimdi her oda bir. İstanbul’un heryerini çok severim. “Selvi ağacına baktım, mevlam neler yarattın, her çiçeğe bir ad taktım” şarkısını yazmıştım birkez. Dört tane oğlum var, Osman, Gökhan, Ayhan ve Özhan. Bir Osman okuyor şimdi, o da okusun okuyabildiği yere kadar.Meltem Ahıska’nın sorusu: İnsanlar kendilerine yabancı olanın acısını paylaşabilirler mi? Nasıl?
Zeynep Ormancı: Yabancı birinin acısını paylaşırım. Teselli ederim, dost olurum, elimden geleni yaparım. Anlayabilecek kadar paylaşırım. Komşumun bir tanıdığı gelmişti, ben tanımam, onun acısını paylaştık. İnsanın ortamı çok önemli. Başkasının acısı bazen senin acından daha büyük olabiliyor, unutuyorsun.
Sorum: İstanbul’un taşı toprağı altın, büyük şehir, herkese iş ve aş var. Yetecek kadar ekmek var. Paran olursa turist gibi İstanbul’u da köyü de güzel yaşarsın. Hep İstanbul’a yerleşmeye çalışıyorlar. İnsanlar neden köylerden kalkıp İstanbul’a geliyorlar, neden?
20080619
bir mimari proje ile düşünmek...
" Biz Kazlıçeşme'de bir kruvaziyer liman projesine bağlı olarak surların hemen dibindeki geniş bir turizm aksında çalışıyoruz bu sene tüm YTÜ Mimari Tasarım 5 öğrencileri olarak. Alanın büyüklüğünden kaynaklı 6 ve 7şer kişilik olmak üzere farklı kurgular içinde iki ekip olarak yürütüyoruz atölyeyi.. Grup içindeki kişiler yan yana ya da aynı arazileri kullanarak birer toplam alanın 3000 yataklı olmasını düşünerek çeşitli turizm fonksiyonunda çalışmalar yürütüyoruz. programımızda %50 turizm %25 ofis ve %25 alışveriş mekanlarıydı." diyen Burcu ile tasarladığı oteli üzerine düşündük. Burcu bize sordu: Oda Projesi'nin bir oteli olursa bu otel ile ne yapar?
Mimarlık öğrencileri ile düşünürken Collective Creativity sergisini, yurtdışından aldığımız tekliflerde konakladığımız otelleri, yararsız bir uzam yaratma niyetimizi, şu andaki yersiz halimizi düşündük...
Aşağıdaki fotonun bir sonraki halinin olası bir otelin girişi olduğunu hayal edebilir miyiz?
Şu anda Kazlıçeşme'deki alan yeni işlevi için hazırlanıyor.
Misuse Value of Space nasıl çevrilir?
Bu noktada Derya Özkan'ın henüz bitmiş olan doktora tezini hatırlamakta fayda var.
20080618
Açıkta ve Yüklü: Kentte Sanat ve Sergi Yapmak
11 Haziran 2008, Çarşamba 17.00-21.00
Yeniden Yapılandırılmış Araçlar: Kullanım, Kötüye Kullanım ve Yanlış Kullanım İmkânları
İkinci panel sanatsal ve küratöryel konumların sunumundan oluşuyor. Sanatsal projelerden beklenen işlev ve başarıyla ilişkili olarak, sanatçı, küratör ve kuramcılara iktidar süreçlerini tersine çevirmenin veya bu süreçlerle beraber/bu süreçlerin içinde çalışmanın hala mümkün olup olmadığı ve mevcut sistemi eleştirel bir araç olarak yeniden üretmenin veya kullanmanın ne anlama geldiği sorulacak.
Jean-Christophe Lanquetin, Paris/Kinshasa
Nikolaus Hirsch, Frankfurt
Oda Projesi, İstanbul
AAA - atelier d’architecture autogérée, Paris
Branko Dimitrijevic, Belgrade
International Festival, Stockholm
Bağımsız Bünyeler
- bağımsız bünye nedir
- birlikte üretim yapan sanatçılar kendilerini nasıl tanımlıyor / neden
- çalışma strateji ve taktiklerimiz nedir
- kendini anlatmak zordur, beceri ister
- istanbul içinde üretimde bulunmanın anlamı nedir
- neden davetli konuşmacılar belirli bir yükseklik ve uzaklıktan konuşmak zorundadırlar
- diyalog içinde tartışmak mümkün müdür / monolog nerede başlar
- hadi birlikte birşeyler yapalım...
20080527
odanın çatısı
Çatıda ilk buluşmamızda üzerine düşündüğümüz konular:
* birliktelik / kolektivite
* ortak neler yapılabilir?
* kent mekânının kullanımı...
* oda, yeni odasını nasıl kullanabilir?
* oda, Annex projesinden hareketle, çatıya nasıl bir ek olabilir?
www.catidans.org


















